Bazı yazarlar sizi eğlendirir, bazıları size dünyayı gösterir. Jonathan Safran Foer ise sizi kendinize geri döndürür. Bu yüzden okunması bazen zordur. Ama etkisi hep kalıcıdır. Foer’ın yazımı, kırılganlığın cesur bir ifadesi gibi.
Bana göre Her Şey Aydınlandı'da, genç Amerikalı Jonathan’ın Ukrayna’daki atalarının izini sürerken yaşadığı macera, dilin sınırlarını zorluyor. Foer, hikâyeyi sadece anlatmaz, onu sayfalarda görsel oyunlarla, kesik kesik cümlelerle ve anlık kesintilerle örer. Mesela, hafızanın parçalanmışlığını yansıtan kısa cümleler ve çocukça naiflikteki anlatım, okuru Jonathan’ın gözünden yaşanan trajediye yaklaştırıyor. O satırlarda “unutmak” ve “hatırlamak” arasındaki ince çizgi, adeta sayfa boşluklarına sığdırılmış gibi. Tavsiyem olsun.
